“Can Kazaz” ile başlayıp, dostlarım ile devam edip, teyzem ile bitireceğim bu geceyi…

Kendisini tanıma hikayem tamamen tesadüftür..  Caner Mete ye teşekkür olsun… akıllı adam cano! Neyse o başka hikaye ama yazarım elbet ama ve ama  “Can Kazaz” dinleyin…  ruhum dinleniyor mesela benim! Nefes alıyorum uyurken bile… en sevdiğim şarkısı mesela “kendi halimde” … zaten her gün en az 5 öğün dinliyorum, sonra birde (aramızda kalsın ama😬) kendi kendime düet yapıyorum o söylerken kendi halimde ile 😬, mutfakta ama! Orada ses daha iyi oluyor😎) mutlu oluyor insan, hayal kurabildiği için… böyle insanlar dinleyin, böyle insanlar olsun hayatınızda! Hayal kurmanıza sebep olan! Teşekkürler Can Kazaz! 

Birde güzel dostlarınız olsun! Sırf siz istediniz diye, hiç bilmediği bir sanatçının konserine gelen…  zaten hep yanınızda olan… konser bahane lan diyebilen… çok seviyorum hepsini! 

bir de kardeşleriniz olsun!  Ellerinizle yetiştirip, başka departmanlara yar olan!

 (oğuzum bu sana😬)  çiko yu aldım hahahha:) furkan zaten gitti uzaklara:(  ve iyi ki varsınız diyorum hep herbiriniz için çünkü çok şükür çok fazlasınız 😍 ana ekip ❤ biz 

şaka bir yana her daim sevdiğiniz güvendiğiniz insanlar olsun! Bunun için bilmem kaç seneye ihtiyacımız yok, bunun için iyi insanlara ihtiyacımız var ve bir şekilde birbirimizi bulduk ve  buluyoruz! Ben çok güzel, çok temiz ve hiç şüphe etmeden sırtımı dayayacağım insanlar buldum 2012 şubat’tan itibaren, şu ana kadar! Ben bu geceyi 2012 den bugüne kadar tanıştığım her bir insana teşekkür ederek paragrafı tamamlamak istiyorum! 

Yaşanan herşey çok kıymetlidir! Ve bir katkısı vardır! Yerden çöpü alıp çöp kutusuna atmanın bile sana faydası var aslında! Kağıt toplayan insanlara yardım edin, çocuklara özellikle… iyi gelir… çocuk olursunuz… rahatınız kaçar! Şanslı olduğunuz için… birazda isyan edersiniz belki..

Kalbi güzel insanları sevin…  sevdiğinizi gösterin.. sarılın mesela! Sarılan insanlar daha mutlu hissedermiş!  Ne olur 10 saniye sarılsan? 

1 dakika sonra ne sen beni görebileceğini garanti edebilirsin ne de ben seni! Bir anda ölebilirim, ölebilirsin ve her şey, “ama daha bunu söyleyecektim, ya da yaşayacaktık” diye sona erer! Üzerinde ismimiz yazan bir mermerin saplandığı kocaman bir toprak yığını üzerine çiçekler ekip ağlarız keşke diye! Ve yaşanacak her şey keşke derken toprağa girer! 

Benim teyzemle dediğim gibi… keşke seni daha mutlu hissettirebilseydim! Keşke diğerleri değilde ben bu aklımla bu yaşımda yanında olsaydım… 

keşke ama keşke !Sen burada olsaydında her şey daha kolay olsaydı… 

Sen ve ben için bu şarkıyı seçtim bu gece! Keşke yanımda olsaydın, yanında olsaydım diyerek bitiriyorum gecemi çok mutlu ama çok özlemekten ölerek…  Aynı toprak altında aynı solucanlardan, tohumlardan can alacağız biliyorum! Bende öldüğümde güzel bir ağaç yeşerecek ikimizin toprağından, toprağımızdan! Yapraklarında yazacak ” sadece sev yeter ” diye… 

Reklamlar

Sevmek güzel…

Sebebin, beklentin olmayınca çok daha güzel! Kendi kendine seviyorsun! Kendi kendine eğleniyorsun, hayal kuruyorsun belki! Olma olasılığını hiç düşünmeden seviyorsun. Olamayacağını bildiğimden mi bilemem ama, iyi geliyor bana… kendimce seviyorum artık herkesi. Hiç beklentisiz. Böyle çok daha sağlıklı galiba. Aşk için varız bence ve ben aşık oluyorum kendimce… mutlu oluyorum “o” na bakınca, iyi ki var diyorum…  iyi ki varız diyorum. Yani hepimiz için…  

Ne demiş Sadri Alışık: Sevmenin sermayesi bedava… Sevin lan birbirinizi! 

Sevin, sevişin… 


Olay özgürlük değil! Olay ruhumuzu özgür bırakmıyor olmamız! 

Vallahi bak! Dur bir odamı toplayayım yazmaya devam edeceğim… fonda Genco Erkal sesinden Nazım şiirleri ile! 

Hazırım… 

özgürlük uğruna konuşup, ruhunu özgür bırakmayan bir insanmışım onu fark ettim son zamanlarda.. hep bir beklenti, bu beklenti için sürekli ama sürekli düşünen bir kafa… beyin, akıl falan kalmadı zaten.

Kafa sadece kafa! 

Düşüne düşüne ruhunun özgürlüğünü hapsetmişsin! Düşünsene! Ruhun huzursuz! Yani yoksun!

Düşünmekten yaşamadığımı fark ettim ben yakın zamanda! Beklentiler hayatını bitiriyor insanın! Hayaller demiyorum bak! Beklenti diyorum! 

Saçma sapan beklentilerimiz beynimizi sömürüyor! Yerini hayallere bıraksak mesela! Olmasa bile hayal yani! Kurması düşlemesi güzel! 

Ruhun özgür en azından! İstediğin her şey olmuş gibi… herşeyden vazgeçmişsin ama yaşamaktan vazgeçmemişsin gibi.

Ruhumu dinlemem, dinlendirmem lazım! Daha çok hayal kurmam lazım! Beklememek lazım! 

Evet! Ölmeden önce ruhumuza huzur vermemiz lazım! 


Kapı Arkası, Herkes benim gibi değildir değil mi? ve kapanış…

Kapı Arkası… Ben çok küçükken Eskişehir’ de yaşardık… Ankara’ya Etlikteki annanemin evine gelirdik… Dedemlere  diyemiyorum pek sevmezdi bizi galiba. Neyse Birde teyzem vardı… o ayrı tabi onu sayfalarca yazsam anlatamam… hayatımın kadını… keşke şimdi yanımda olsaydın…
Neyse ben çok küçükken mavi beyaz bir battaniyem vardı, zaten her şeyim o zamana göre bakarsak erkek çocuk eşyasıydı! arabalar, motorlar… bir tek lambada eteğim vardı hala gözümün önünde onu katlayıp kaldırdığım gün.

O mavi beyaz battaniye ile anneannemin evindeki  en küçük odanın arkasına kendi hayatımı kurardım. Zaten hepimizde orada geçirirdik günü hava soğuksa. Ama ben hep o kapının arkasında yaşardım. Orada oynardım hep. Kapı açılmış, kapanmış kime ne? mutluydum lan! kapı kapalı iken küçücük bir kare alan, açılınca arasında sıkıştığın üçgenimsi battaniyemin katlandığı kendi küçük hayatım vardı orada benim…Oyuncaklarımı hatırlamıyorum… Ama o kapının her açılış kapanış halini hatırlıyorum..

Şimdi kendi evimde, kendi hayatımda yine odamda o kadar güzel küçük dar bir alanım var… kocaman odada her yeri izlemektense oraya kendimi sıkıştırsam çok daha iyi hissedeceğim belki de daha rahat ağlayabileceğim… ama artık beni sıcak tutan bir battaniyem yok ve hiç bir zaman da olmayacak…

Keşke o battaniyeyi hiç atmasalardı… Çocuklarınızın anılarını saklayın ey insanlar… Zamanı gelir çocuklarınızı o eski püskü battaniye hayatta tutar!…

Herkes benim gibi değildir değil mi? Olmamalı yani. Olursa çünkü ben hayata karşı inancımı tamamen kaybederim… İşinizi iyi yapıp, yanınızdaki insanlarla mezarda bile hatırlayacak kadar keyifli vakit geçirip, gülüp eğlenip, sonra bir başınıza kaldığınızda deliriyor muyum diye düşünmüyordur dimi diğerleri de… Yalnız kalmak ile yalnız hissetmeyi karıştırmıyorlardır değil mi? Birileri mutludur elbet, mutlu hissediyordur gerçekten… Öyle geçici değil yani… Çocuğunun olması gibi mesela… bir hayvanının olması  gibi. vardır bunlar… hani böyle iyi ki yaşıyorum dediği anlar vardır ya insanın! işte dediğim o!
beynimiz oyun oynamıyordur herhalde! Bilmem.. öyle olmalı…  benim bu ara olduğum gibi olmamalı herkes… Yalnızlık koymamalı mesela. olsun be diyorlardır dimi…Yalnızlıkta güzel şey, kafa rahat! diyorlardır… Ne olur öyle olun…gerçekten olun ama… Temiz havayı içime çektim diye mutlu olun mesela… Temiz Havayı içinize çekerken canınız yanmasın…

VE KAPANIŞ 
Abbasağa Parkı vardır Beşiktaş’ta… Ben genelde hep yalnız ve gece giderdim arkadaşlardan ayrılınca… Orada, altında tek başıma  yatıp sohbet ettiğim güzel bir ağacım vardır mesela…bütün gece altında uyumak istediğim ama yapamadığım tabi… biraz konuşup ayrılırdık hep…Hangi kapının yakınında ki ağaç adını söyleyemem tabi ama, bilirim… Bilirdim… Geçen gün fark ettim. Emindim o olduğuna aslında… Ama çok yorgundu bu sefer…Emin olamadım benim dert ortağım olduğuna.. Onun içinde zor geçmiş galiba son zamanlar… Bu sefer konuşmadık… Ben ona baktım… O bana bakmadı bile… Çökmüş gibiydi… ne diyeceğimi bilemedim… Haksızdım. Çünkü sevdiklerin ile konuşmak lazımdı ve ben dünya dertlerine düşüp yanından geçerken Merhaba bile demedim ona… çok uzun zaman boyunca…  Ve bugünde demedim… Unuttum yine saçma sapan şeyler düşünürken ev yolunda… Yarın belki gönlünü alırım arkadaşım… biraz dertleşiriz belki…
İyi ki varsın… Hep yemyeşil ve güçlü kal olur mu!

 

 

 

 


Bazı insanlar okudukça güzelleşir…

Satır satır okuyorum seni…mecazi değil, ne güzel şey duraksız, sabırsızlıkla okumak!  ne güzel şeyler yaşıyor, paylaşıyor insanlar! Ama ben ne kadar eksik ve cahil kalmışım meğer…keşke daha çok okusam derdim hep! Sayenizde bir adım daha atacağım kendim için eminim… ne güzel insanlar var hayatta! Henüz söyleyemesek bile… zamanı gelince paylaşırım elbet.. bu gece mutlu uyuyorum… dilerim ölürkende aynı şekilde hissederim.


kahkahalar olsun gelmişimiz, geçmişimiz, en parlak yıldızlar olarak…

herkes çok farklı değişik bir hayat yaşıyor, kendi acılarımızla umutsuzluklarımızla kahrolurken, bir başkasının yaşadığını anlamaya çalışıyooruz… çok mutluyken, diğer mutlulukları görmeye çalışıyoruz… herşey çok güzek olacak ya da artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak diye, anlamaya algılamaya çalışırken dolduruyoruz zamanı… 20 gün sonra 31 yaşında olacağım… bana sorsan 24 ünü bile daha yeni yaşıyorum sanki. hiç bir şey istemiyor ruhum yalnız kalmak dışında…  iyiyim bir şekilde, çalışıyorum, hatta bazen sadece çalışıyorum, daha sık okuyorum artık, sağlığım yerinde, arkadaşlarımı görebiliyorum. kimisini daha sık kimisini ayda bir bazen 3 ayda bir ama bir şekilde gidiyor… ama 6 nisan akşamı hayata bakaşım yine ve yeniden yenilendi… Cenk gitti yanımızdan.. bir anda. hala benim için ölmüş değil o ayrı mevzu ki bundan sonra bunu böyle kabul etmek en güzeli olacak galiba. çok uzun zamandır görüşmüyorduk aslında belkide ondan, sürekli görüşdüğüm biri olsa ne yazardım bende bilemiyorum ama inşallah yazmak zorunda kalmam ki hepimiz öleceğiz ya bakalım…
çok ölüm gördüm ben çok cenazeye gittim… çok ağladım, çok inkar ettim ama sonucu hep aynı oldu… giden gittiği ile kaldı, zamanla alıştım kabul ettim ama hep hatırladım… ve neyi öğrendim… günlerce gecelerce belki aylarca ağlayacağmız zamanlar olabilir… ama sonuç hiç değişmiyor. hayat sadece bu andan ibaret… ne istediğin ne hayal ettiğn nelerden mutlu olduğundan… hayat bir dakika sonrasını düşünemeyeceğimiz kadar kısa.. ben sorumsuz ol, herşeyi siktir et demiyorum… ben herşeyi siktir et canını sıkma insanları üzme kendini üzme ve içinden geleni söyle diyorum… güzel bir hayat yaşa, hayır demeyi öğren, içmeyi seviyorsan iç yeterki hayatını elinden almasın, kimseyle görüşmek istemiyorsan görüşme ama sevdiklerini kaybetme,  kendine zaman tanıdığın kadar onlara da zaman ver… herşey bok gibi gidiyorsa o zaman yeni bir şey dene… zor ama bu hayatta olmayacak hiç bir şey yok, sultan torunu doğsan bile sıfırdan başlayacak kadar kendine inancın ve cesaretin olsun diyorum..
bir kere geldik mi geldik, ya tadını çıkaralım acısı tatlısı ağlaması depresyonu kahkası hıçkırıkları kızması sinirlenmesi sevmesi… aşk ı , ile. ya da… ya da sı yok olsun…
bırak yaşa, zor bu yazdıklarıma bakma bende kendi kendimi yok ediyorum bazen ama değmiyor geride keyifli anılar bırakalım, kalanlar gideni, giden kalanları çok güzel hatırlasın ve 🙂 güzel zamanları analım…
Gökyüzünde gördügümüz o en parlak yıldız var ya hep beraber orada buluşalım, kahkahalar olsun gelmişimiz ve geçmişimiz 🙂


artık susmayacağız…

sene sonu olsun mu?

iyi ki dostlar var! sorgulamayan, yargılamayan, seni sen olduğun için seven! ailem var, nedense hep beni değil beni onlara gösteren insanları seven! ya da beni kötü gösterenleri destekleyen!  beni hep seven ama nedense bildiğimiz halde hiç paylaşamadığımız! sevgisini çocuğuna değilde topluma gösteren! hiç benimle değil komşusuyla paylaşan… kaset var asıl ve  kaset bistro ve birde şu lanet demir kapı var 🙂 ha bide sahil yaa.. az çekmedi beni:( az ağlamadım ona bir kere de atladım:0

ama yine dostlar var! ailem var! ailemi özledim derken onlar, dostumu özledim derken ailen var!  ve bir şekilde ben varım istesem de istemesem de !

2015 güzel olsun::)